İçeriğe geç

Kıyıdan Uzaklaşmak

Kıyıdan Uzaklaşmak

Kıyının bir metafor olduğunu anladığınızı umuyorum. Kıyı bildiğimiz dünyadır; güvenli, tanıdık, sessiz, kendi akışında dönen devam eden döngülerin olduğu dünya, ama aynı zamanda sınırlayıcı faktörlere sahip.
Oysa insan ruhu, kıyıda uzun süre kalmaya dayanamaz. Dünya’nın dar geliyor olması hissi gibi. İçinde hep bir çağrı duyar bilinmeyene, derinliğe, ufkun ötesine ulaşma hissi.
İşte o çağrı, hayatın kendisidir. Hayattan bağımsız olmayan kendi özünün yansıması.

Bu sözün özünde, bilinmeyene yönelme cesaretidir.
Kıyı, insanın alışkanlıklarını, güven alanını, geçmiş deneyimlerini temsil eder.
Okyanus ise, belirsizliği, bilinmezliği, potansiyeli, yani hayatın henüz yaşanmamış kısmını.

Kıyıdan uzaklaşmak, yalnızca cesaret işi değildir; bir kendine güvenme eylemidir aynı zamanda.
Çünkü okyanus, insana ne kadar korkutucu görünse de, aynı zamanda özgürlüğün hayat bulduğu sahnedir.
Dalgalar tehdit değil, dönüşümün ritmidir. İnsan orada kaybolmaz, orada kendini bulur.

Bu söz aynı zamanda içsel bir dönüşüm felsefesi taşır.
Gerçek gelişim, bilinenin konforunda değil, bilinmeyenin rahatsızlığında gerçekleşir.
Tıpkı kelebek olabilmek için kozayı terk etmek gerektiği gibi, insan da kendi “kıyısından” uzaklaşmadan genişleyemez.

Yani bu, sadece fiziksel bir yolculuk değil;
düşünsel, duygusal ve ruhsal bir cesaret eylemidir.

Stoacılar “korkunun ilacı, eylemdir” der.
Gide de benzer bir bilgelik taşır: korkularına rağmen adım atmak.
Bu yönüyle, Kierkegaard’ın “inanç sıçraması” kavramıyla da örtüşür bilinmeyene atılan ama içsel bir güvenle yapılan sıçrama.

Bazen alıştığımız şeyleri geride bırakmadan büyüyemeyiz.
Kıyı, geçmişindir; ama okyanus, olabileceğin her şeydir.
Yeni kıyılar, ancak yelkenlerini korkuyla değil, merakla doldurduğunda görünür.

Bugünün dünyasında “kıyı”, çoğu zaman konfor alanı, düzen, güvenlik ve toplumun onayladığı yaşam biçimidir.
Ama insan, bu sınırların içinde kalırsa kendini tekrar eder; oysa ruh, büyümek ister.
Okyanus; risk, keşif ve yaratıcılığın sembolüdür.
Yani bu söz, aynı zamanda bir yenilenme çağrısıdır.

Ve belki de yaşam, tam olarak budur:
Bir kıyıdan vazgeçebilme gücü, bir okyanusa inanabilme cesareti.

Mustafa Karadis

#Google, #Instagram, #Facebook, #Linkedln, #Pinterest, #Yahoo, #Hotmail, #Youtube, #Tiktok, #Twitter

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir